Kıymetli Silivrililer,
Son günlerde yöresel ürün festivalleriyle ilgili yaptığımız açıklamanın farklı noktalara çekildiğini üzülerek takip ediyoruz. Öncelikle bir kez daha ifade etmek isterim ki; bizim hiçbir kültürle, hiçbir hemşehri derneğiyle, hiçbir yöresel değerle problemimiz yoktur, olamaz da. Silivri, yıllardır farklı kültürlerin kardeşçe yaşadığı bir kenttir ve bu zenginlik hepimizin ortak değeridir.
Silivri Anadolu Dernekler Federasyonu’nun yaptığı açıklamada yer alan kültürel dayanışma, birliktelik ve sosyal katkı vurgularını kıymetli buluyorum. Anadolu kültürünün yaşatılması, geleneklerin gelecek nesillere aktarılması elbette önemlidir. Ancak benim dikkat çektiğim konu bunun çok dışında, tamamen yerel esnafımızın yaşadığı ekonomik tabloyla ilgilidir.
Bugün Silivri’de birçok esnafımız siftah yapmadan kepenk kapatıyor. Kirasını ödeyen, vergisini veren, ruhsatını alan, personel çalıştıran ve tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan esnafımız çok ağır şartlar altında mücadele veriyor. Ben Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı olarak onların hakkını korumakla yükümlüyüm. Sessiz kalmamı kimse bekleyemez.
Bizim söylediğimiz çok nettir: Aynı işi yapan herkesin aynı kurallara tabi olması gerekir. Kayıtlı ticaret yapan esnafın karşısında haksız rekabet oluşturabilecek uygulamalar konusunda hassasiyet göstermek ayrıştırıcılık değil, adalet duygusunun gereğidir.
Bugün bu konuda gerekli hassasiyet gösterilmezse, yarın benzer organizasyonların artmasıyla birlikte zaten ekonomik olarak zorlanan yerel esnafımız daha da büyük sıkıntılar yaşayacaktır. Bizim derdimiz kavga değil, Silivri ekonomisini ayakta tutan esnafımızın emeğine sahip çıkmaktır.
Silivri’de kimsenin nereden geldiğine, hangi kültüre ait olduğuna ya da nasıl yaşadığına bakılmadığını herkes çok iyi bilir. Bu şehirde önemli olan; devletin koyduğu kurallar çerçevesinde üretmek, ticaret yapmak ve emeğe saygı göstermektir.
